Benim çocukluk kahramanım da Remi'ydi. Her gün televizyon karşısında onun başlayacağı saati beklerdik. Kahramanlığı camdan atlamak, adam öldürmek şeklinde değil de iyi insan olmak, elindekinin kıymetini bilmek, çalışmak olarak öğretti bize... Evet çok ağlardık izlerken ama Remi'den öğrendim bir somunun ne anlama geldiğini. :) O küçük çocuğun bir somun ekmeği bir tas suyla beraber köpekleriyle nasıl paylaştığını gördükten sonra midem ağrır diye verilmeyen üçüncü şeker için ağlamamayı öğrendim mesela. :)) Lir çalarak para kazanmaya çalışan evsiz bir beş yaş çocuğundan neler öğrenilebilirse hepsini öğretti bize. Artık çizgi sinema tadında değil çizgi kahramanların rolleri hemen hemen her bölümde başka bir tema işleniyor ve çoğunun bir teması bile yok. :)) Sonra da insanlar artık çok acımasız, duygusallık bitti, aşk öldü vs vs vs... :)))
Benim minik kardeşim çok ufakken, annemlerin köyünde üzerine doğru gelen bu arkadaşlardan on-onbeş tanesini görünce bu şekilde bağırarak ve ağlayarak kaçmış. Ya yeni mi anlatılır bu olay anne :)))