15 Şubat 2009 Pazar

Oğlum ve Ben :)


Merhaba;


Uzun zaman oldu ne kendi bloguma ne de güzel anılarımızı paylaştığımız bu güzel siteye yazmayalı... Görüyorum ki burasıda Kasım'dan beri güncellenmiyor.... Ekip üyeleri benim gibi uykuya daldı galiba... :)


Malumunuz hepinizinde bildiği gibi benim ufak bir oğlum var... Ufak dediğime bakmayın Nisanda 4 yaşında olacak kerata :)

Onunla ilgili birkaç detay verip bir diyaloğumuzu paylaşmak istiyorum..

Kendisinin bekar dayısı olduğundan ve birlikte takılmaya bayılıp kızlara laf atmayı çok seviyorlar... Kız görünce ağzında manita lafı :) Ama küçük kızlara takılmıyoruz kendisinin ilgi alanına daha büyük yaş grubu hitap ediyor :)


Bundan sanıyorum 2 ay önce idi.


- Anneciğim; senin manita olmanı istiyorum...

- Nasıl yani Alperen???

- Dudaklarına mor ruj sür, tırnaklarına da siyah oje...

- Eeee başka oğlum???

- Etek giy işte birde yanaklarını pembe yap ....

- Olur oğlum dedim ve konuyu kapattım...


Sanıyorum 3-4 gün sonrasıydı... Genelde zaten kırmızı oje kullanan ben :) tırnaklarıma French yapıyorum... Erkekler bilmeyebilir diye açıklayayım hemen :) Ucu beyaz olup kalan kısmı şeffaf yada daha soft bir rakı beyazı dediğimiz renk kullanılıyor...


Alperen hemen yanımda bitti ve ...


- Oooo anneciğim oje mi sürüyorsun...

- Evet oğlum....

- Ama ben sana ne dedim... ???

- Ne demiştin unuttum...

- Siyah oje sür demiştim.

- Ama benim siyah ojem yokki birtanem.

- O zaman kırmızı sür bununla manita olamazsın ...

- :))))


Bu sözden sonra ne denir??? Yeni nesil tam bir felaket :)))


Sevgiler,

BademKraker



03 Kasım 2008 Pazartesi

Kaptan Mağara Adamı


Kaptan Mağara Adamı deyince direk gülüyorum halen. Yani az önce dedim ve güldüm. Hatta kafamda Kaptan Mağara Adamı manyağı şeklinde kalmış kendisi :) O tüylerin arasına neler sığıyordu öyle. Her zamanki gibi introsuyla başbaşa bırakayım sizi ve tabi her zamanki gibi videomuz youtube üzerinden. Link şudur. Orjinal isminin Captain Caveman olduğunu da az önce öğrendim. Birebir çeviri yapmışlar enteresan :) Orjinal ismiyle kendisiyle ilgili çok fazla içerik bulunabiliyor.









01 Kasım 2008 Cumartesi

Atom Karınca


Aslında hizmet olsun, zorlayarak hatırlayalım, hatırlatalım şeklinde de güzel oluyor buraya yazmak.


Ama bir anda vesileyle hatırlayıp yazmanın tadı hiçbirşeyde yok. 

Atom karınca vardı di mi birde arkadaşlar. Çok heyecanlanırdım ben şahsen izlerken. O kadar fazla heyecanlanmamın sebebi de kendime yakın hissetmemdi sanırım atom karıncayı. Ufak ve çok güçlü. Ufak kısmı zaten tamamdı, çok güçlü kısmı da neden olmasındı o zamanlar..

İzlemeniz, izledikçe daha bir hatırlayıp daha bir eğlenmeniz için bir de video ekliyorum ve inadına youtube'dan ekliyorum.
Eğer video gözükmezse link budur. Bir yolunu bulup izlersiniz artık :)

Bize olayı hatırlatan vesileyi de yazayım. Altında sadece bez ve üzerinde kilotlu çorap varken yaramazlık yapan bebeklere biraz daha yakından bakın bakalım, neye benziyorlar :)


29 Ekim 2008 Çarşamba

Yeni kıyafet heyecanı!


Ben çocukken yeni bir kıyafet, yeni bir ayakkabı işte her neyse üstüme başıma yeni birşey alınınca çok heyecanlanırdım.

Bazılarınızın ee ne var bunda ben hala heyecanlanıyorum yeni birşey alınca diyeceğinizi duyar gibi oldum aslında, ilk cümlemi yazdıktan sonra. Fakat nasıl bir heyecandan bahsettiğimi çok iyi bildiğinizi de biliyorum.

Az önce bir ben çocukken projesi olan Şebnem Ferah'ın çocukken sahip olduğum kırmızı ayakkabılar şarkısını duyunca geldi aklıma slazenger ayakkabım, itiraf edeyim.

Bir bayram öncesiydi babamla ben çocukken oturduğumuz mahallede yokuş üstü bir ayakkabı mağazasının önünden geçerken içeri girdik yandan fermuarlı bağcıklı slazengerı denedim. Pahalı geldi sanırım fiyatı, çıktık mağazadan.

Sonrasında olaylar nasıl gerçekleşti tam hatırlamıyorum ama şuan bile çok net hatırladığım beyaz slazengerımı almıştı babam. Babama oldukça duygu sömürüsü yapmıştım sonrasında :) Baba cennetlik adamsın vs. şeklinde.

Ben çocukken deyince hatırlanacak en güzel heyecanlardandır sanırım, yeni kıyafet heyecanı. Çoğumuz için :)

Bu arada markayı çok net hatırladığım için yazdım, reklamla uzaktan yakından alası yok :)

26 Ağustos 2008 Salı

Aranızda isim-şehir oynamayan var mı?

Çocukken kuzenlerle toplandığımızda en büyük keyiflerimizden birisiydi isim-şehir oynamak.

Belirlenen harfle aranan şey bulunamazsa yeni bir sürü tür üretilir, uzun tartışmalar başlar var lan işte var şeklinde mızıkmalar ve oyunu yarıda bırakmalar yaşanırdı :)

Olayla ilgili bir kitap bile varmış az önce gördüm.

Bi de isim, şehir, hayvan, bitkiye biz sanatçı da eklemiştik. Farklı eklentiler yapıldığına da şahit olmuşluğum vardır.

Hatırlayınca şimdi bile en fazla eğlendiğim durum ise aramızdan birisinin isminin baş harfi denk geldiğinde hayvan bölümünün soğuk bir şakayla tamamlanmasıydı.

11 Ağustos 2008 Pazartesi

Ben çocukken hayal kurardım!


Çok ama çok klasik bir başlık oldu kabul. Sırf bu yüzden daha önce yazan olmuş mudur acaba diye bir site içi araması yaptım. Ama kimse yazmamış.

Geçen aldığım kitap ve dvd eki bende çocukluk hayallerimi hatırlama isteği yarattı. Çünkü onları birer birer hatırlayıp gerçekleştirsem iyi olacak dedim kendi kendime.

Yalnız birşey farkettim çocukluk hayallerimi net olarak hatırlayamıyorum. Hayallerim vardı biliyorum ama nerdeler, belki gitmişler, belki gerçekleşmişler ne oldu bilmiyorum ama tam yerlerini bulamadım.

Farkındayım ideal bir ben çocukken yazısı olmadı, hemen ben çocukkene bağlayalım bu yazıyı gören herkesten en az bir çocukluk hayalini buraya yazmasını istiyorum.

Belki benim hayalimde sizinkilerin içinde bir yerlerdedir ya da belkide sizin hayallerinizden bir kaçını çalarım :)

Bu arada ben de hatırlayabildiğim hayallerimi bu başlık altına yazacağım.

Şimdiden teşekkürler...