oyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ağustos 2008 Salı

Aranızda isim-şehir oynamayan var mı?

Çocukken kuzenlerle toplandığımızda en büyük keyiflerimizden birisiydi isim-şehir oynamak.

Belirlenen harfle aranan şey bulunamazsa yeni bir sürü tür üretilir, uzun tartışmalar başlar var lan işte var şeklinde mızıkmalar ve oyunu yarıda bırakmalar yaşanırdı :)

Olayla ilgili bir kitap bile varmış az önce gördüm.

Bi de isim, şehir, hayvan, bitkiye biz sanatçı da eklemiştik. Farklı eklentiler yapıldığına da şahit olmuşluğum vardır.

Hatırlayınca şimdi bile en fazla eğlendiğim durum ise aramızdan birisinin isminin baş harfi denk geldiğinde hayvan bölümünün soğuk bir şakayla tamamlanmasıydı.

27 Temmuz 2008 Pazar

street fighter


street fighter! ya da şöyle mi desek atari salonları.

kuzenle anneannemden para isteyip camlıkahvede arka sokaklarda bir yerdeki atari salonuna gidip saatlerce oynamamızı hiç unutmam.

tam oyunda ilerlerken oyunu senden daha iyi oynayan birisi oyuna dahil olur, rakip koldan seni yener ve oyun dışında kalmana sebep olur. o jeton yanma anları çok önemliydi bizim için.

elimizde muhtemelen bir ya da iki jeton olurdu. o jetonla saatlerce kalmaya çalışırdık salonda.

çoğu zaman street fighterdaki müsabakalar, çocuklar arasında kavgaya dönüşürdü. kahramana edilen küfürler üste alınır ve küfürleşmeler ve arkasından kavgalar gelirdi.

ben favori dövüşçümü de unutmuyorum. mr bison'la çok kişinin canını yakmışlığım vardır.

kötü alışkanlıkmış ama güzelmiş :)

2 Haziran 2008 Pazartesi

Solo Test

Ben çocukken bir oyun vardı, adı Solo Test'ti. Muhtemelen artık pek bulunmayan bir oyundur. Nereye gitsem karşıma bundan bir tane çıkardı. Çok büyük bir olasılıkla hepiniz bu oyunun nasıl oynandığını biliyorsunuzdur ama haydi ne olur ne olmaz, birkaç kelam da ben edeyim.

Tek başına oynanan bir oyun olduğundan adı "solo"dur. Garip bir yerleşime sahip piyonları ve bunların delikleri vardır. Taş da diyebiliriz. Ortada ya da keyfe göre başka bir yerde bulunan delik boş bırakılır ve hemen yanındaki piyon, onun da hemen yanındaki piyonun üstünden atlatılarak oyundan çıkarılır. Dama oyununda taş yeme stili gibi. Bu şekilde piyonlar tüketilerek en düşük miktarda piyonun oyunda kalması hedeflenir.

Yapan amcalar (belki de artık dedeler) bu oyunun zekaya endeksli olduğunu düşünmüşler ki, en az bırakanın zekasına iltifat edip, çok sayıda piyon bırakana da hakaret mesabesinde sıfatlar yüklemişlerdi. Ekşi Sözlük'ten aşırdığım kadarıyla;

1 piyon bırakırsanız, bilgin
2 piyon, zeki
3 piyon, kurnaz
4 piyon, başarılı
5 piyon, normal
6 piyon, tecrübesiz
7 piyon, aptal
8 piyon, gerizekalı
9 piyon, beyinsiz [ahanda]

İşte ben çocukken böyle bir oyun vardı ama artık sanalı çıkmıştır herhalde... Kendimi gerçekten yaşlı hissettim şimdi.

7 Ağustos 2007 Salı

Bilyalı


Aslında bulabilseydim bir resim, foto koymak isterdim bu yazıya. Gerçi bilen biliyor zaten. Bilmeyenler için biraz tarif edeyim.
4 adet rulman(bilya), bir ağacın önüne ve arkasına iliştirilmiş tahta çubukların ucuna takılır.
Ortaya çıkan kaykay, kızak karışımı araçla yokuş aşağı kayılır. Genelde yön verilemez bu araca. Ayakkabı düşmanıdır. Eller kenarlardan tutularak, vücut geriye atılır, mümkünse yatılır ve son sürat gidilir. Sonra bilyalıyla inilen yokuş çıkılır. Sonra olay tekrarlanır. Bu defalarca tekrarlanır.
Böyle harika bir oyundu ama artık yok.