
Yasin yazacakta ben yazmayacağım, olmaz öyle şey. Evet ben çocukken beni de çok fena dövdüler. Hemde basketbol topu yüzünden. Neymiş top yüzünden arkadaşlarını dövmüşüm. Gerçi o zaman top yüzünden dayak yiyen ben olmuyorum.
Neyse...
Top oynuyorum efendi efendi. Kalkmış topumu alıyor, bir enteresan tavırlar vs. Yahu neyine güveniyorsun. 13 yaşındayım herhalde o zaman. Sen daha 10'sun. Yani normal olarak döverim. Dövdüm de.
Sonra basketbola devam ettim dövmüşüm, rahatlamışım, maç başlatmışız üstüne bi de on atışta bir kaçırırım normalde artık onlarda giriyor.
Bir baktım sahanın kenarında yine aynı arkadaş yanında 5-6 arkadaşıyla. Aslında efendi adamlarmış maçı bölmediler maç sonunu beklediler.
Anlatırken yere düşüremediler ben de çok vurdum falan derim öyledir ama adamlar beni bir güzel dövdüler o zaman.
28 Mart 2008 Cuma
Dayak yedim, rahatım...
yazan mcsarica zaman: 3/28/2008 10:05:00 PM 6 yorum
18 Mart 2008 Salı
Eski Ayı Oynatıcılar

Ne kadar eski bir meslektir bilemem ama ben son zamanalarına rasladım ve hayal meyan olarak hatırladığım ayı oynatıcılığı mesleği geldi mcs nin miminden sonra aklıma.Ahh ahhh diyorum yine sizde mutlaka diyeceksiniz benim gibi..iyiki eskiden doğmuşuz:-)İstanbulun varoş sokaklarında gezen çingenler ayı oynatırlardı bir zamanlar ve uzunca bir sopa etrafında resmen göbek atardı eğitimli ayılar.Bütün millet etrafına toplanır heyecanla izlerlerdi ve bu güzel şovun sonunda para toplarlardı.Bir anlamda o zamanlar ayı oynatıcılığı moda gibi olmuştu.Eline ayı alan sokaklara düşerdi.Ayının burun delikleri arasına kocaman bir demir halka takarlardı ve huysuzluk yaptığında halkaya bağlı ipi çekerlerdi de ayıyı kontrol ederlerdi.Hala zil sesleri kulağımda..Sizde duyar gibisiniz sanırım.:-))
yazan edibudu zaman: 3/18/2008 12:38:00 PM 8 yorum
etiketler: ayı, ayı oynatıcı, ayı oynatıcısı, ayı oynatma
15 Mart 2008 Cumartesi
Ben çocukken hiç istismar edilmedim..

Çocukluğumuzla ilgili hatırlayabildiğimiz şeyleri, daha çok bizim için güzel olan şeyleri yazdığımız bir blog olan ben çocukken için iyi bir başlık oldu gibi, "Ben çocukken hiç istismar edilmedim..". Şükür ki gerçekten öyle ya da hatırladığım bir istismar olayı yok.
Fakat işler her zaman herkes için böyle mi? Herkes aynısını diyebiliyor mu ya da diyebilecek mi?
Sadede geliyorum.
İnternet özellikle de internet güvenliği konusunda önemli bir adres olan doctus'ta şurada başlayan mim hakkında Sayın Dr. Betül Ulukol tarafından mail aracılığıyla bilgilendirildim. Bu sayede de kendimi(zi) olaya dahil ettim.
http://cocuklarvebiz.blogspot.com/ adresini ziyaret edip sağ taraftaki anket sorularına katılarak işe başlayabiliyoruz.
Dünyayı güzellik kurtaracak mimine biraz daha girerek çocukluğumla ilgili hatırladığım şarkıyı yazıyorum: Sezen Aksu, Gülümse. Hissettirdikleri şöyle; bir çay bahçesindeydik ailece, küçüktüm oldukça ama duyunca aha bu ne demiştim resmen. Muhtemelen ilk kez bir şarkı eşliğinde bir kızı o zaman düşünmüştüm.
Bu mimle ilgili paslarım buradaki tüm yazar arkadaşlarıma gidiyor. Daha önce pas alanlar vardır ama yinede bir pas da buradan gitmiş olsun :)
yazan mcsarica zaman: 3/15/2008 10:05:00 AM 4 yorum
etiketler: doctus, dünyayı güzellik kurtaracak, istismar, mim, çocuk, çocuklarvebiz, şiddet
05 Mart 2008 Çarşamba
Adile Naşit ile Uykudan Önce

Ben o kadar net hatırlayamıyorum.
Fakat bilenler çok iyi biliyor Adile Naşit ile Uykudan Önce programını ve hatırlayınca yüzlerinde hoş bir gülümseme oluyor. Bakalım yine aynı etki olacak mı?
yazan mcsarica zaman: 3/05/2008 08:57:00 PM 3 yorum
etiketler: 80ler, adile naşit, seksenler, trt, uygudan önce, video
